Teknolojiyle iç içe olduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Telefon veya bilgisayar başında geçirdiğimiz süreler artık sadece birer “alışkanlık” olmaktan çıktı, neredeyse var olma halinin doğal ve vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Peki, ekran başında geçen saatler zihnimizi nasıl etkiliyor? Ekranla ilişki halinde olmak beynimizdeki “ödül merkezi”ni tetikleyerek bir “haz alma” hali yaratır, ancak bu geçicidir. Sosyal
Bağımlılık bir seçim değil, bir psikiyatrik bozukluktur. Alkol ve madde bağımlılığını sadece bir “irade sorunu” olarak görmek, bu biyopsikososyal yönleri olan çok boyutlu sorunu anlamamızı zorlaştırır. Bağımlılığı beynin işleyişini ve yapısını değiştiren, psikolojik olarak düşünce duygu davranış örüntüsünde ciddi bozulma yaratan kronik bir psikiyatrik bozukluktur. Beyin işleyişinde, Ödül Döngüsü sisteminde nörokimyasal ve yapısal değişikliklere yol
Günlük hayatta en temel ihtiyacımız olan yemek yeme, aynı zamanda sosyal hayatta da hepimiz için vazgeçilmez bir bir araya gelme vesilesi. Aslında hem en temel biyolojik ihtiyaçlarımızdan biri, hem de en önemli sosyalleşme aracı olan olan yemek yeme; modern dünyada bir kilo alma, gıda seçme, kalori hesabı sorunu olarak türlü çeşit yönleriyle bir “dert ve yük”e
Yeme bozuklukları nedir? Yeme bozuklukları, kişinin yeme davranışlarında ciddi bozuklukların görüldüğü ciddi psikiyatrik hastalıklardır. Birçok kişi zaman zaman kilosu veya görünüşü hakkında endişelenebilir, ancak bazı kişilerde kilo verme, vücut ağırlığı veya şekli ve gıda alımını kontrol etme konuları saplantılı ve tamamen günlük hayatlarını, insan ilişkilerini ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkileyecek düzeye gelir. Bunlar kişinin kilosu
Şizofreni nedir? Şizofreni, biliş, duygu, algı, davranış ve zihnin diğer birçok yönünü etkileyen klinik bir sendromdur. Şizofreni, algı, düşünme, eylem, benlik algısı ve başkalarıyla ilişki kurma biçiminde ileri derecede bozulma ile karakterize edilen bir zihinsel bozukluktur. Şizofreni, genellikle işlevsellikte şiddetli ve belirgin bir bozulmaya neden olur. Şizofreni klinik belirtilerinin çeşidi ve şiddeti ile oluşan ruhsal
Sosyal Kaygı Bozukluğu veya diğer adıyla Sosyal Fobi, kişinin sosyal temas durumlarında başkaları tarafından inceleneceği, yargılanacağı, utanç verici veya aşağılayıcı bir durumda kalacağından korku duymasını ifade eder. Sosyal Kaygı Bozukluğu olan bireyler, sosyal buluşmalar, toplantılar, yemekli toplantılar gibi ortamlara katılmaktan korku ve utanç duyarlar. Bir gaf yapacakları, yemek yerken uygunsuz bir davranış gösterecekleri, yapacakları bir
Psikosomatik durumlarda, kişinin bir bedensel şikayete (örneğin başdönmesi, karın, eklem, kas vb. ağrısı sorunları, kulak çınlaması, güçsüzlük, sersemlik, sisli zihin vb.) anormal, orantısız ve uyumsuz düşünce, duygu ve davranışlarla verdiği psikolojik bir reaksiyon söz konusudur. Psikiyatride bu durumlar, sürekli devam ediyorsa ve kişinin iş, özel ve sosyal hayatında ciddi düzeyde bozulmaya neden oluyorsa “Somatik (Bedensel)
Alkol ve uyuşturucu madde kullanım bozukluğu nedir? Bir psikoaktif maddenin klinik olarak belirgin bir bozulma ve zorlanma yaratmasına ve kişinin yaşamında zarar verici sonuçları olmasına rağmen sorunlu bir davranış örüntüsü halinde kullanılmasıdır. Madde kullanım bozukluğu klinik olarak bir çok psikolojik, fizyolojik, bilişsel ve davranışsal semptomun eşlik ettiği bir psikiyatrik bozukluktur. Madde kullanım bozukluğu: psikolojik olarak
Depresyon, depresif duygudurumun (depresif ruh halinin) merkezde yer alan ana unsuru oluşturduğu, bir grup ruhsal ve bedensel bulgunun bir arada görüldüğü bir sendromdur (sendrom: bir arada bulunduklarında belirli bir olguyu yani klinik durumu ifade eden şikayetler ve bulguların oluşturduğu klinik tablo). Depresif duygudurum anksiyete (kaygı) ile birlikte en yaygın görülen psikiyatrik semptomdur (semptom: bedensel veya






