Doç. Dr. M. Sıla YAZAR
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?
DOÇ. DR. M. SILA YAZAR

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), ana psikiyatrik sorununun kişilerin takıntılara sahip olduğu bir psikiyatrik bozukluktur. Takıntılar; kaygı, korku veya tiksinti gibi rahatsız edici duygulara yol açan, tekrarlayan, istenmeyen ve zorlayıcı düşünceler, fikirler, dürtüler veya zihinsel görüntülerdir.

Bu düşüncelerden kurtulmak için OKB’li kişiler, bir şeyi tekrar tekrar yapma ihtiyacı duyarlar Bu yapılan davranışlar, rahatsız edici takıntının yarattığı ruhsal zorlanmayı nötralize etmeye yönelik ve adeta otomatiktir. Zorlantı (Kompulsiyon) olarak adlandırılan bu davranışlar çoğu durumda bir davranışsal ritüeldir.

Takıntılar ve zorlantılı davranışlar; el yıkama/temizleme, bir şeyleri kontrol etme ve sayma, asimetrik olan şeyleri düzeltme gibi davranışlar veya sayı sayma, dua okuma, vb. zihinsel eylemler olabilir. Takıntılar ve zorlantılı davranışlar şu nedenlerle sorun teşkil eder: Aşırı zaman alıcıdırlar ve kişinin işlevselliğini bozarlar, yani günlük hayatı belirgin olarak olumsuz etkilerler. Ciddi düzeyde duygusal sıkıntıya neden olurlar, bu nedenle kişinin iş, özel ve sosyal etkileşimler gibi günlük faaliyetlerini önemli ölçüde engellerler.

Yani OKB’de takıntılar ve zorlantılı davranışlar, günlük hayatta aklımıza takılabilen gelip geçici düşünceler ve davranışlar değil; ileri düzeyde duygusal olarak zorlayıcı, adeta bir kalıp halinde tekrarlayıcı ve hayatı bariz olarak olumsuz etkileyen ve aksatan bir durumdur.

 

OKB’nin gündelik sıradan takıntılı düşüncelerden farkı nedir?

OKB’si olmayan birçok kişi de günlük yaşamda rahatsız edici tekrarlayan düşüncelere veya davranışlara sahip olabilir, ancak bunlar OKB’deki gibi zaman alıcı, rahatsız edici veya işlevselliği bozan nitelikte değildir, geçici ve günlük hayatı etkilemeyen niteliktedir.

OKB’si olan kişilerde ise düşünceler ısrarcı ve zorla akla gelen niteliktedir; tekrarlayan davranışlar ise katıdır; sanki bunlar mutlaka yapılmak zorundaymış gibi hissedilir.

Kompulsif davranışları (kompulsiyonlar, ritüeller) sergilememek genellikle büyük bir sıkıntıya neden olur. Örneğin, kişi bu davranışları tamamlamazsa kendisine veya sevdiklerine korkunç sonuçlar doğuracağı gibi işlevsiz inançlara sahip olabilir veya durdurulamaz bir sıkıntı hissedebilir.

OKB’si olan kişiler, kendilerine sıkıntı veren ve takıntıları ve/veya kompulsiyonları tetikleyen belirli kişilerden, yerlerden veya durumlardan kaçınabilirler. Örneğin, eve döndüklerinde evi ve aile üyelerini kirletme takıntısı yaşadıkları için evden çıkmaktan kaçınabilirler. Mikrop bulaşacağı veya bulaştıracağı takontısı ile belirli yerlere dokunmaktan kaçınabilirler.

Bu tür şeylerden kaçınmak, genellikle günlük yaşamda işlevsizliği ve sosyal uyumu daha da bozar ve zihinsel veya fiziksel sağlığın diğer alanlarına da zarar verebilir.

 

OKB’si olan kişiler takıntılarının farkında mıdır?

OKB’si olan çoğu kişi, takıntılı düşüncelerinin gerçekçi veya mantıklı olmadığını, bu düşüncelerin zihinlerinin sağlıksız bir ürünü olduğunu ve aşırı olduğunu bilir ya da böyle olduğundan şüphelenir. Takıntılar kişinin kendi zihnine yabancı ve zorlayıcıdır. Bunu “ego-distonik” olarak tanımlıyoruz.

Ancak buna rağmen OKB’li kişiler takıntılı düşüncelerden kurtulmakta ya da kompulsif davranışları durdurmakta zorluk çekerler ve bu zorla gelen düşüncelerin yol açtığı yoğun sıkıntı, mantık ya da akıl yürütmeyle giderilemez.

OKB’si olan çoğu kişi, kompulsif davranışlarda bulunarak aslında takıntılı düşüncelerin yol açtığı sıkıntıyı hafifletmeye çalışır.

 

OKB ‘de en yaygın olan takıntılar nelerdir?

Kirlenme/temizlik takıntıları en yaygın olandır. Genellikle aşırı yıkama ile devam eder veya kirlenmiş olduğu varsayılan nesneden kompulsif bir şekilde kaçınma ile birlikte görülür. Örneğin, aşırı ve defalarca el veya vücut yıkama gibi. Bu nedenle kişinin cildi aşınabilir, zarar görebilir ya da temizlik yapma veya mikroplardan kaçınma nedeniyle kişi evden çıkamayabilir, eve kimsenin gelmesine izin vermeyebilir.

Bir diğer sık görülen takıntı Patolojik şüphe ve kontrol takıntılarıdır. Örneğin, eve defalarca geri dönüp kontrol etme, sürekli bir şeyi yapıp yapmadığından şüphe etme vb. takıntılar görülür.

İstenmeyen/yasak düşünceler tarzında takıntı durumunda ise; dini (çoğu zaman küfür içeren) içerikli düşünceler, cinsel düşünceler veya kabul edilemez saldırganlık eylemleri (bu tür düşünceler, hastanın polise veya rahibe kendini ihbar etmesine bile neden olabilir) tarzında takıntılardır. Bu takıntılar genellikle kompulsif davranış olmadan ortaya çıkabilir.

Simetri/Düzenleme takıntıları; simetri ve nesnelerin belirli bir düzende olması ile ilgili takıntılardır. Kişi yemek yemek, tıraş olmak veya kişisel bakım yapmak gibi basit gündelik konularda saatler harcayabilir

Bunun yanı sıra takıntılı kıskançlık, müzikle ilgili takıntılar gibi çok çeşitli takıntılar görülebilir.

 

OKB’de Görülen Zorlantılı davranış nedir?

Kompulsiyonlar, bir kişinin takıntısına tepki olarak gerçekleştirmeye mecbur hissettiği tekrarlayan davranışlar veya zihinsel eylemlerdir.

Zorlantılı davranışlara örnekler:

  • Aşırı veya ritüelleşmiş el yıkama ya da duş alma.
  • Ev eşyalarının tekrar tekrar temizlenmesi.
  • Eşyaları belirli bir şekilde aşırı derecede sıralama, dizme veya düzenleme.
  • Kilitleri, anahtarları, ev aletlerini, kapıları vb. tekrar tekrar kontrol etme.
  • Sık sık onay veya güvence arama.
  • Sayma, tekrar etme veya bir şeyi belirli bir sayıda (örneğin, üç kez) yapma gibi sayılarla ilgili ritüeller.

 

Bu davranışlar genellikle kişinin takıntısıyla ilgili sıkıntısını geçici olarak önler veya azaltır; bu nedenle kişi sürekli olarak aynı davranışları sergilemeye eğilim gösterir ve bu durum kırılamayan bir sarmala dönüşür.

Kompulsif davranışlar, takıntıyla doğrudan ilişkili aşırı tepkiler (örneğin, kirlenme korkusu nedeniyle aşırı el yıkama) veya takıntıyla hiçbir ilgisi olmayan eylemler de olabilir.

En şiddetli vakalarda, zorlantılı davranışların aşırı şeklide ve ritüeller halinde sürekli tekrarlanması günün tamamını kaplayabilir ve normal bir günlük rutini imkansız hale getirebilir.

 

OKB’nin nedeni nedir?

OKB’nin nedeni (etiyolojisi) bir çok faktörün etkili olduğu karmaşıktır. Genetik ve yapısal nörobiyolojik unsurlar; bilişsel (öğrenmeye dayalı) unsurlar ve psikososyal gelişimi etkileyen çevresel unsurlar dahil olmak üzere çeşitli faktörleri kapsar.

OKB için tekrarlanabilir genetik belirteçler hâlâ tam olarak tespit edilememiştir.

OKB’de beyin işleyişinde yapısal bozukluklar olduğu ortaya konmuştur. Beynin belirli bir bölümünde Kortiko-striato-talamo-kortikal (CSTC) döngü, bu bozukluğun patofizyolojisini anlamak için kilit bir çerçeve haline gelmiştir.

OKB genellikle çeşitli etiyolojik faktörlerin bir karışımından kaynaklandığı düşünülse de, özellikle bazı vakalarda daha belirgin olarak, açıkça beyinde bazal ganglionlar adlı aslen hareket sistemi ile ilişkili beyin yapılarında işleyişte OKB ile ilişkili işlev bozukukları olduğunu kanıtlar ortaya koymaktadır.

OKB’nin bilişsel ve öğrenmeye dayalı modelleri:

OKB’nin öğrenmeye dayalı modeline göre; uyumsuz inançların takıntısal kaygıyı beslediğini ve bu kaygıyı hafifletmeyi amaçlayan kompulsif davranışlara yol açtığını öne sürer. Böylece sağlanan rahatlama takıntılı düşünceyi güçlendirici rol oynayarak sarmalın sürmesine yol açar.

Takıntısal kaygının oluşmasına ve sürmesine katkıda bulunan çeşitli bilişsel bozukluklar tespit edilmiştir; Bunlar ; Aşırı sorumluluk duygusu, düşüncelere aşırı önem verme, düşünceleri kontrol etme, tehdidi abartma, mükemmeliyetçilik, belirsizliğe tahammülsüzlük, düşünce esnekliğinden yoksunluk gibi bilişsel özelliklerdir.

OKB’nin klinik özellikleri nelerdir?

OKB, dünya çapında psikiyatrik morbiditenin önde gelen nedenlerinden biridir ve nüfusun %1 ila %3’ünü etkilemektedir.

En sık görüldüğü yaş aralığı 18 ile 29 yaş arasındadır. OKB genellikle erken yaşlarda başlar ve seyri bulguların alevlenme ve yatışma dönemlerinin dalgalı bir şekilde tekrarlanmasıyla karakterize kronik bir durumdur.

Kadınların bu bozukluktan etkilenme olasılığı erkeklere göre yaklaşık 1,6 kat daha yüksektir.

OKB’ye Depresyon, Anksiyete bozuklukları, Duygudurum bozuklukları, Dürtü kontrol bozuklukları,Madde kullanım bozuklukları gibi psikiyatrik rahatsızlıklar sıklıkla eşlik eder.

OKB’de hastalığın seyri genellikle süreklidir. OKB, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirtildiğine göre; en çok kayıp yaratan ilk on bozukluk arasında yer almaktadır.

Tedavi ile bulgularda yatışma ve düzelme sağlanması, çoğunlukla uzun zaman ve düzenli tıbbi tedavi ve takip gerektiren, sabır gerektiren bir süreçtir.

 

OKB tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?

OKB , genellikle ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte (kombine) kullanılmasını gerektiren, bulgularda tam yatışma sağlamanın ve alevlenmeleri önlemenin mümkün olduğu tedavi edilebilir bir durumdur.

Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar), kanıtlanmış etkinlikleri, güvenlikleri ve yan etkiler açısından iyi tolere edilebilirlikleri nedeniyle OKB tedavisinde ilk seçenek olarak önerilmektedir.

Genellikle diğer anksiyete bozuklukları veya majör depresif bozukluk için kullanılan dozajlardan daha yüksek dozlar gerekir

Remisyon sonrası genellikle uzun süreli idame tedavisi önerilir. Çünkü OKB’de çoğu vakada ilacın kesilmesiyle ortaya çıkabilecek nüks riski nedeniyle daha uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyulur.

Gizliliğinize değer veriyoruz

Tarama deneyiminizi geliştirmek, kişiselleştirilmiş reklamlar veya içerikler sunmak ve trafiğimizi analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. "Tümünü Kabul Et"e tıklayarak çerez kullanımımıza izin vermiş olursunuz.

Çerez Politikası
×
Logo-Son-2
Hakkımızda
Estetik Cerrahi
Plastik Cerrahi
Ameliyatsız Estetik
Basında Biz
İletişim
Tanıtım Videosu
Ana-Sayfa-Şükrü-Hoca
Hakkımızda

1992’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Şükrü Yazar, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanındaki uzmanlık eğitimini 2001’de İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamladı.
İhtisası döneminde İngiltere Cambridge – Addenbrooke’s Hospital’da, Aylesbury- Stoke Mandeville Hospital’da ve İskoçya Glasgow’da bulunan Canniesburn Hospital’da Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında eğitim aldı.

Daha Fazla Oku
İletişim