Bağımlılık bir seçim değil, bir psikiyatrik bozukluktur.
Alkol ve madde bağımlılığını sadece bir “irade sorunu” olarak görmek, bu biyopsikososyal yönleri olan çok boyutlu sorunu anlamamızı zorlaştırır. Bağımlılığı beynin işleyişini ve yapısını değiştiren, psikolojik olarak düşünce duygu davranış örüntüsünde ciddi bozulma yaratan kronik bir psikiyatrik bozukluktur.
Beyin işleyişinde, Ödül Döngüsü sisteminde nörokimyasal ve yapısal değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler sonrası beynin bu bölgesinde artık doğal beyin işlevleri sürdürülemez ve doğal işleyişin sürmesi alkol veya madde kullanımına bağlı hale gelir. Ancak giderek artan miktarlarda maddeye ihtiyaç olduğundan, uzun vadede madde alınsa bile doğal beyin işleyişi sürdürülemez hale gelir.
Bu durum muhakeme, karar verme yetisinde bozulma, dürtüleri kontrol etme gibi işlevlerde zamanla artan ciddi düzeyde bozulmaya yol açar. Bu yüzden kişi, maddenin kendisine zarar verdiğini bildiği halde kullanımı durdurmakta büyük zorluk yaşar. Bu, beyin işlevlerinde bozulmanın yol açtığı biyolojik bir sonuçtur ve bağımlılık döngüsünü devam ettirir.
Bunun yanında kişinin iş, okul veya evde rol yükümlülüklerini yerine getirememesine neden olur. Örneğin, madde kullanımıyla ilgili tekrarlanan devamsızlıklar veya düşük iş performansı; çocukları veya ev işlerini ihmal etme gibi durumlar yaşanabilir. Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda madde kullanmakta ısrar ederek riskli davranışlara yol açar. Örneğin, madde kullanımı nedeniyle zihinsel yetenekleri bozulmuş halde araba kullanmak gibi.
Alkol Madde kullanımının etkisiyle, insan ilişkilerinde sosyal hayatı ciddi ve kalıcı sorunlara rağmen madde kullanımına devam eder. Örneğin, eşle tartışmalar, başkalarıyla fiziksel kavgalar gibi
Tekrarlayarak sürüp giden bu süreç kronik hale gelir ve böylece alkol madde kullanımı kişinin ruh sağlığında ve hayatında iş, akademik hayat, özel ve sosyal hayatta ağır kayıplara yol açar.
Alkol Madde kullanım bozukluklarında tedavi ve iyileşme mümkündür. Tedavi ilaç tedavileri, bireysel veya grup psikoterapileri, psikososyal düzenlemeler ve sosyal destekten oluşan bütünsel bir yaklaşım gerektirir. Uzun süreli bir tıbbi işbirliği gerektirir.
Alkol Madde kullanım bozukluklarının tedavisinde ve iyileşmede, kişinin tedaviye başlama istekliliği, sosyal destek, kişinin kişilik özellikleri, örneğin depresyon gibi başka psikiyatrik bozuklukların olup olmadığı gibi özelliklerden oluşan klinik profili, kişinin hayata bakışı, hayatına verdiği anlam önemli faktörlerdir.
Alkol madde kullanım bozukluklarında iyileşme, kişinin zihinsel yeniden yapılanması ve hayatına verdiği anlamı yeniden düzenleme sürecini gerektirir. Bu süreçte, genellikle yaşam tarzı ve sosyal ilişkiler sağlıklı bir temelde yeniden yapılandırılır.
Alkol madde kullanım sorunlarında, kişileri damgalamadan ve yargılamadan, ” nasıl destek olabilirim?” diye yaklaşmak, iyileşme sürecinin ilk ve en önemli adımıdır.
📍 Siz de kendiniz veya sevdikleriniz için profesyonel bir yardım alarak bu döngüyü kırabilir, sağlıklı bir hayata geri dönebilirsiniz.

