Bugün okullar açıldı. Yeni bir öğrenim yılı başlıyor. Hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin günlük hayatlarını doğrudan etkileyen bir geçiş dönemi başladı, yaz tatili dönemi sonlandı, okul ajandası başladı.
Yeni okul dönemi sadece çocuklarımız için değil, biz ebeveynler için de hem fiziksel hem de zihinsel olarak yaz tatili ruh halinden okul hayatı zihniyetine geçişi kolaylaştıracak şeklide hazırlanmayı gerektiriyor. Ebeveynler olarak ilk günlerin biraz gergin geçebileceğini, bir geçiş ve uyum dönemi olduğunu aklımızda tutarak hazırlıklı olmalıyız.
Yeni okul yılına hazırlanmak, yalnızca okul malzemeleri satın almaktan ve gündelik takvimi okul hayatının gerektirdiği etkinliklerle güncellemekten ibaret değildir. Aynı zamanda, çocuğumuzun fiziksel ve ruhsal iyiliğini, sağlığını ve esenliğini ön planda tutan bir yaklaşımla sürece odaklanmayı da kapsamalıdır.
Öğrencinin yaşına, gelişim düzeyine, varsa özel ihtiyaçlarına göre farklılıklar içerebilirse de, biz ebeveynler çocuğumuzun yeni öğretim yılında fiziksel ve ruhsal iyiliğini sağlamak ve hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını korumak için hazırlık yaparken olarak nelere dikkat etmeliyiz?
Fiziksel sağlık için dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:
-Öncelikle düzenli doktor muayenelerini okul ajandasını aksatmayacak şekilde planlayarak, çocuğun fiziksel gelişiminin izlenmesi ve gereken destek ve müdahalelerin zamanında yapılmasını sağlamalıyız.
Düzenli doktor kontrolleri sayesinde öğrencinin yaşının gereği olan aşılar, ağız-diş sağlığı takibi, okul döneminde dikkati ve enerjisi için çok önemli olan beslenme takviyesi ihtiyacı gibi her türlü konu sağlıklı bir şekilde takip edilebilir. Bu nedenle ne derse devamlılığı ne de doktor muayenelerini aksatmayacak bir planlamanın, ilan edilen öğretim yılı takvimine göre öğretim yılının başında yapılması yararlı olacaktır.
Fiziksel sağlık için en önemli konuların başında dengeli beslenme gelir.
Yaz tatili döneminde değişen uyku ve gündelik hayat, öğrencinin beslenme alışkanlıklarını da değiştirmiş olabilir. Çıkılan tatillerde, evde geçirilen uzun zamanlarda kahvaltı saatlerinin kaydığı, atıştırmalıkların miktarının arttığı, besin içeriğinin dengeli olmaktan uzaklaştığı değişiklikler olmuş olabilir.
Bu nedenle ebeveynler olarak bizler için de, okulun başlamasıyla beraber, çocuğumuzun bu alışkanlıkları değiştirmesi ve yeni beslenme düzenini oluşturması gerektiği konusuna odaklandığımız ve çocuğumuza bu konuda rehberlik etmemiz gereken bir dönem başlar. Çocuğumuzun başlangıçta direnç gösterebileceği, yaz döneminin alışkanlıklarından çıkmakta zorlanabileceğini akılda tutarak zaman vermek, çatışmaya dönüştürmeden, kararlılıkla takip ederek ve gündemde tutarak beklentileri sürece yaymak yararlı olacaktır.
Özellikle kendi günlük hayatımızın yoğun işleri ve koşturmacası içinde bu takip hem zor hem de sabır tüketici olabiliyor, çabuk sonuç almayı beklemek gerginliği artırabileceğinden sonuca değil sürece odaklanmalıyız.
Tıpkı beslenme gibi, çocuğun günlük su tüketiminin de yeterli olması sağlığı için çok önemlidir. Ders takvimi içinde su içmeyi ihmal etmemesini sağlamak, bu konuya odaklanarak düzenli bir alışkanlık sağlamaya özen göstermeliyiz.
Fiziksel sağlık açısından diğer çok önemli bir konu da yeterli uykuyu sağlamaktır. Yaz tatili beslenme alışkanlıkları gibi, uyku alışkanlıklarının da değişmesinde neden olur. Bu nedenle, beslenme gibi uyku düzeni konusunda da öğrencinin yaz dönemi alışkanlıklarından çıkmakta zorlanabileceğini akılda tutarak, çatışmaya dönüştürmeden yapılacak kararlı ve istikrarlı bir düzenleme ve takip yararlı olacaktır.
Ruhsal ve zihinsel iyiliği ve sağlığı için dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:
–Ekran kullanım alışkanlıkları, yaz tatili dönemlerinde genellikle okul dönemlerinden bariz farklı bir hal alır. Tatil döneminin sağladığı daha çok serbest zaman, günümüzde çocuklara ve gençlere genellikle dijital dünyaya daha yönelme alma fırsatı veriyor. Bu durum, okulun başlamasıyla değişse de öğrencinin ekran kullanma süresini çabucak adapte etmesi mümkün olamayabiliyor. Oysa ki okul başlayıp sorumluluklar artınca ekran kullanımı ebeveynlerin daha çok gözüne batmaya başlıyor ve çatışmaya yol açabiliyor.
Bu konuda, ebeveynler olarak bizlerin sadece ders odaklı değil genel bir ekran kullanma ve dijital dünya ile ilişki prensipleri oluşturmaya odaklanmamız önemlidir. Derslerin başlamasını vesile ederek, belki de yaz dönemi gevşemiş veya bozulmuş olan ekran kullanma prensiplerine yeniden yoğunlaşmak; çocuğumuzu değil sorunu karşımıza alarak, suçlayıcı , eleştirel ve katı olmadan, onun yanında duran, destekleyici ve yapıcı bir tutumla süreç odaklı bir emek vermek gerekeceğini göze önüne almalıyız.
Ayrıca unutmamalıyız ki, bu konuda sağlıklı alışkanlıkları bizzat kendimizin sergilemesi ve örnek olması kritik önem taşır.
Günümüzde okul ortamında dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu akran zorbalığıdır. Akran zorbalığını felaketleştirmeden ve ihmal etmeden çocuğumuzla konuşabilmek, bilgilenmek ve bilgilendirmek bu yaygın ve yaşandığında çocuğun ruhsal iyiliğini ve sağlığını ciddi olarak etkileyen sorundan korunmak için gereklidir.
Okulun başlaması ile beraber, ebeveynler için genellikle akademik başarı beklentisi ve akademik konulara odaklanma okul döneminin ana gündemi haline gelir. Oysa okul başarısında, dersler, kurslar, sınavlar, vs gibi akademik konular kadar, hatta çoğu zaman bunlardan daha fazla çocuğun bulunduğu öğrenme ortamında kendini güvende ve mutlu hissedip hissetmediği, okul ortamının sağlıklı akran ilişkileri, duygusal ihtiyaçları ve gelişimi açısından ne kadar uygun ve yeterli olduğu son derece belilrleyicidir.
Bu nedenle, öğrenim yılı boyunca çocuğumuzun ders performansı, sınav başarısı, notları, vb. konuları önemsediğimiz kadar, çocuğumuzun okul ortamındaki ruhsal, duygusal ve davranışsal durumunu da dikkatle izleyip odakta tutmamız büyük önem taşır.
Unutmamalıyız ki, öğrencinin başarısı ruhsal iyiliği, sağlığı ve refahı ile doğrudan ilgilidir.
Bütün öğrenci ve velilere yeni öğretim yılında bütün öğrencilerimize sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.