Doç. Dr. M. Sıla Yazar

  • Psiko-deyim
  • Sıla Yazar Instagram
  • Anasayfa
  • Hakkımda
    • Özgeçmiş
    • Bilimsel Etkinlikler
    • Kliniğimiz
  • Psikiyatride Kullanılan Tedavi Yöntemleri
  • Psikiyatrik Bozukluklar
  • Blog
    • Psikiyatristin Terapi Notları
    • Psikiyatrist Gözünden
    • Psiko-deyim
  • Bize ulaşın
  • Anasayfa
  • Psikiyatri ve Psikoterapi
  • Blog
  • Psikiyatrist Gözünden
  • Ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak neden sakıncalıdır?

Ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak neden sakıncalıdır?

0
04 Şubat 2026 Çarşamba / Kategori Psikiyatrist Gözünden

Ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak neden sakıncalıdır?

ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak

Ruhsal Sorunlar Konusunda Yapay Zekadan Danışmanlık Almak Neden Sakıncalıdır?

Hayatın her alanında yapay zeka (YZ) kullanımının hızla yaygınlaştığı, adeta yapay zeka çılgınlığı yaşanan bir dönemdeyiz. Dahası yapay zeka öngörülemez bir hızla gelişerek doğal zekanın becerilerine ulaşmaya çalışıyor. Her meslek ve alan, yapay zekanın bu hızlı gelişiminden yararlanmaya odaklanırken, bir yandan da gelecekte kendisini nasıl etkileyeceğini kestirmeye çalışıyor.

Profesyonel alanlarda akılcı kullanıldığında, eğitimden finansa akla gelen her alanda kazanç/kazanım için kullanışlı araçlar sunan ve giderek daha yaygın kullanılan YZ’nın, gündelik hayatta en yaygın kullanıldığı alanlardan biri de ruhsal ve duygusal sorunlar konusunda danışmanlık ve destek almak.

Gündelik ruhsal sıkıntılar, sorunlar konusunda danışma ve destek amacıyla YZ’nın ne boyutta kullanıldığını ortaya koyan veriler, örneğin ABD’de üç yetişkinden birinin ruhsal konularda, insan terapistler yerine yapay zeka platformlarından (ChatGPT, Pi,Replika, vb.) görüş almayı tercih ettiğini belirtiyor (YouGov, yougov.com. Can an AI chatbot can be your therapist? A third of Americans are comfortable with the idea. Erişim Tarihi: 31.01.2026: https://yougov.com/en-us/articles/49480-can-an-ai-chatbot-be-your-therapist?utm_source=chatgpt.com).

YZ sistemleri ücretsiz, kolay ulaşılabilir ve her zaman sorunsuz şekilde kullanılmaya hazır halde el altında olduklarından, ruhsal destek ve danışmanlık için zahmetsizce ve çabucak ulaşabilecek bir alternatif oluyorlar. Özellikle çeşitli nedenlerle psikoterapiste ulaşamayan veya terapiye maddi kaynak bulamayan kişiler için neredeyse tek alternatife dönüşebiliyor. Bu durumda, her geçen gün artan şeklide, ruhsal ve duygusal sorunların yapay zekaya danışıldığına tanık oluyoruz.

Ben de bir çok meslektaşım gibi, klinik pratiğimde yaşadıkları ruh sağlığı sorunları veya duygusal sıkıntılarla ilgili yapay zekaya başvuran danışanlarla giderek daha fazla karşılaşıyorum.

Durum böyle olunca, YZ’nın ruhsal destek ve danışmanlık için kullanılmasının yararlarının, risklerinin ve sakıncalarının neler olduğunu değerlendirmek, ortaya koymak ve bu konuda topluma yol gösterici, aktif bir tavır ve tutum geliştirmek, biz psikiyatristler, klinik psikologlar, psikoterapistler ve diğer bütün ruh sağlığı profesyonellerinin gündeminde baş köşeye yerleşti.

YZ’ dan ruh sağlığı konularında yardım almanın olumsuz sonuçları, hatta kimi vakalarda ciddi riskleri olabileceğini, YZ’dan yardım almanın intihar veya psikoz gibi ciddi psikiyatrik sorunlarda kötüleşmeye yol açtığını ortaya koyan vaka bildirimleri mevcut.

Nitekim yakınlarını kaybedenler tarafından başlatılan hukuk mücadeleleri, ruh sağlığı profesyonelleri tarafından ortaya koyan uzman görüşleri ile şekillendirilen kamuoyu hareketleri, YZ’ nın ruh sağlığı alanında kullanılmasının düzenlenmesi için harekete geçilmesi açısından acil bir uyarı yapıyor.

Öyle görünüyor ki, YZ üreticisi şirketlerin, yapay zekanın “denetim olmadan ve sorumluluk almadan” ruhsal hizmet simülasyonu yapan makinelere dönüşmesinin ciddi riskleri ve sakıncaları olabileceği konusunda uyarılarak; gereken sınırlama, yaptırım ve düzenlemelerin getirilmesine acilen ihtiyaç var.

Ruhsal sorunlar konusunda destek ve danışmanlık almak için yapay zekaya başvurmanın sakıncaları ve riskleri nelerdir?

Bu konuda 9 Ocak 2026 tarihinde Times dergisinde, bir BDT terapi türü olan Diyalektik Davranış Terapisi (DDT) terapistleri olan Dr. Shireen Rizvi ve Dr. Jesse Finkelstein tarafından kaleme alınan bir yazı, yapay zekanın ruhsal yardım ve psikoterapi alanında kullanılmasının ne kadar krtitik bir konu olduğu hakkında kapsamlı bir uzman görüşü ortaya koydu. Yazıdaki bazı tespitlerin, kendi psikoterapi ve psikiyatri klinik deneyimlerimle de eşleşen can alıcı noktalarını, aşağıda yaptığım alıntıyla dikkatinize sunuyorum:

“Endişeli veya yalnız hissettiğimizde, rahatlama ve onaylanma arzusu duyarız. Duygularımızın bir anlamı ve önemi olduğunu ve her şeyin düzeleceğini duymak isteriz. Ancak ihtiyaç duyulan bu duygusal konfor beklentisi, yapay zekadan psikolojik danışmanlık alındığında bir tuzağa dönüşebilir.

Anksiyete, depresyon veya obsesif kompulsif bozukluk gibi psikolojik sorunlar üzerine yapılan araştırmalar, kaçınma ve güvence vermenin hızlı bir rahatlama sağladığını, ancak uzun vadede yaşanan ruhsal sorunu ve bu nedenle yaşanan ruhsal acıyı derinleştirdiğini göstermektedir. Bu bir kısır döngüdür: Acı kaçınmaya, kaçınma rahatlamaya, rahatlama değişimin olmamasına ve değişimin olmaması daha fazla acıya yol açar.

Yapay zeka, bu kısır döngünün adeta otomatikleşmesine yol açan, kısır döngüyü destekleyen sonsuz sabırlı bir arkadaş gibidir. Bize en çok ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz şeyi, yani anlaşıldığımız hissini, hiç çaba sarf etmeden verir.

Oysa psikoterapi sadece rahatlatıcı değil, aynı zamanda zor bir süreçtir. Çünkü etkili bir psikolojik tedavi, terapistin onaylaması ve duygusal desteğinin yanında, değişimi de sağlamaya yönelik müdahalelerle mümkündür.

Terapistler, insanların hayatlarını olduğu gibi kabul etmelerine yardımcı olmak için onları onaylarlar ve desteklerler. Böylece utanç, kendini yargılama gibi değişimin önünde engel oluşturan düşünceleri ve duyguları azaltırlar. Ama bunun yanında terapide insanlar, yeni beceriler öğrenip düşünce ve davranışlarını değiştirdikçe konfor alanlarından çıkarlar. Böylece giderek teslimiyetçi ve kaçıngan davranışları bırakırlar. Terapist ve danışan birlikte, gerçek iyileşmeyi mümkün kılan karşılıklı bir alışveriş yaratırlar.

Oysa, yapay zeka psikoterapi sürecinin “sadece” bir parçası olan kabul kısmını yerine getirir. Sonsuz bir anlayışla konuşacak, duyguları sorgulamadan yansıtacak şekilde tasarlanmıştır. Klinik çalışmalarımızda, bu dengesizliğin sonuçlarını görmeye başladık. Panik bozukluğu olan bir hasta, ChatGPT’ye öğleden sonraki randevusuna gitmesi gerekip gerekmediğini sordu. Bot, “Eğer kendinizi çok yorgun hissediyorsanız, randevuyu iptal etseniz de olur, kendinize karşı nazik olun” dedi. Hasta bir an için rahatladı, ancak sonraki iki gün boyunca evden çıkmaktan kaçındı. Sosyal anksiyete bozukluğu olan başka bir hasta, sevilen biri olup olmadığını sordu. Bot, “Tabii ki öylesin” diye cevap verdi. “Sen nazik ve zekisin.” Hasta o anda kısa bir süre için rahatladı, ancak bir saat sonra aynı şüpheler geri döndü.

İlk bakışta onaylayan destekleyen bir yaklaşım gibi görünen bu yapay zeka cevapları, psikoterapi yöntemleri açısından bakıldığında bir botun ruhsal sorunlarla ilgili konularda verebileceği zararın sadece intihar riskini artırmasının yol açtığı felaketten ibaret olmadığını gösterir. Çünkü sonsuz onaylama değişime yol göstermeyen bir atalet haline yol açar.

Bu durumda kişinin yaşadığı ruhsal sorun süreklileşir ve bir şekilde kişinin yaşadığı ruhsal sorun kısır döngüsünde kalmasına yol açar. Bu durumda kısa sürede rahatlama olsa da, uzun vadede aslında bir psikolojik zarar söz konusudur.

Yapay zeka ruhsal sorunun yarattığı acıyı doğrudan yoğunlaştırmasa da, ruhsal acıyı yaratan zihinsel işlevsiz yapılanmaların değişmeden kalmasına izin vermiş olur. Adeta insanları sağlıksız bir güven duygusunun içinde bir döngüde sıkışıp kalmış halde hapseder.

Gerçek değişimden kaynaklanan ruhsal iyileşme yerine, sadece geçici bir rahatlama sağlar. Bu psikolojik olarak abur cubur yemeye benzer; rahatlatıcıdır, ancak sağlıklı beslenmeye engel olur (Time, www.time.com, “Therapy should be hard. That’s Why AI Can’t Replace It. Erişim Tarihi: 31.01.2026: https://time.com/7343213/ai-mental-health-therapy-risks/).”

Mevcut haliyle yapay zeka neden psikoterapinin yerini tutamaz?

Psikoterapistler olarak bizlerin, en önemli iyileştirici aracı “terapötik işbirliği” dediğimiz danışan ve terapist arasında kurulan özel bağdır. Bu bağ, yargılamadan, taraf tutmadan, hiçbir duygusal yük taşımadan danışanı anlamayı, onaylamayı, desteklemeyi mümkün kılar.

Terapötik ilişkinin inşa ettiği güvenli ve sağlam zeminde, kişinin kendi biricik hikayesi üzerinden değişimin ve yeniden yapılanmanın yol haritası beraberce oluşturulur.

Ruhsal sorun bu yolla “iyileştirilir”, ihtiyaç duyulan ruhsal destek ve yol göstericilik bu “işbirliği” içinde sağlanır.

Psikoterapi sadece bir “anlattım, rahatladım” deneyimi değildir, insanı değişime yönelttiği için rahatlatıcı olduğu kadar duygusal olarak zorlayıcıdır da.

Bitmeyen bir destek ve onayın konforunu sağlamaz, kişiyi “anlaşılıyorum, yaşadıklarımın bir tarifi var” rahatlamasının yarattığı konfor alanında bırakmaz. Tam tersine duygusal zorlanmaya yol açacak çalışma ve değişim çabaları için danışana güvenli, destekleyici ve yol gösterici bir ortam sağlar. Ruhsal sorunu yaratan zihinsel bileşenlerin değişimi sürecinde yaşanan konfor alanını bırakmanın yarattığı duygusal zorlanmayla, terapist-danışan beraberce bilimsel yöntemler kullanarak baş edecek özel bir dayanışma ilişkisi yaratır.

Yazıda belirtildiği gibi, mevcut haliyle “empatik olmaktan çok dalkavuk bir algoritma olan” YZ için, karşısındaki kişinin duygusal zorluğunun ne olduğunu, neye ihtiyacını olduğunu ve onun iyiliğine olacak şeyin ne olduğunu empatik bir dinlemeyle anlamak, değişim için güvenli bir işbirliği alanı yaratmak ve kişiselleştirerek yol göstermek imkansızdır.

YZ’nin hali hazırdaki yapısıyla (gelecekteki ne olur öngöremeyiz elbette), ruhsal destek için sunabildiği imkanların, sadece bilgi vererek ve hoş tutarak, psikoterapi gibi insan-insana yaşanan benzersiz bir duygusal dayanışmanın yerini tutması, insanın ruhsal ihtiyaçlarına cevap vermesi bu nedenle imkansızdır.

YZ’nin varolan haliyle ruhsal destek “-miş gibi yapan” bir sistem olduğu görülmektedir. Bu haliyle kişiyi ruhsal sorun kısır döngüsüne hapsettiği ve bazı durumlarda intihara veya başkalarına zarar vermeye gidebilecek felaketlere zemin hazırlayacak bir sistem olduğu için ruhsal destek amaçlı kullanılması sakıncalıdır.

Bu sakıncayı, sizin için acı da olsa doğruyu söyleyen ve destek olan gerçek bir dost ile, size sürekli hoşunuza gidecek şeyler söyleyerek zamanınızı ve ruhsal enerjinizi çalan, sizi gerçek çözümler üretmekten alıkoyan bir (ifadenin kabalığını hoşgörün) “yalaka” arasındaki fark gibi düşünebiliriz.

Bu nedenle, ruhsal ve duygusal sorunları YZ’ya danışmak konusunda çok dikkatli olmak gerekir.

YZ’dan ruhsal ve duygusal sorunlar, sıkıntılar için destek alma konusunda, mevcut haliyle YZ’nın belki de en zayıf karnının insan ruhunu ve zihnini anlamak olduğu gerçeğini akıldan çıkarmamak ruh sağlığımız için çok önemlidir.

  • Tweet
Tagged under: ai, psikoterapi, tehlike, terapi robotları, yapay zeka

Diğer yazılar

Anneleri suçlamanın psikolojik tarihi
Anneleri suçlamanın psikolojik tarihi
Kral Kaybederse
Kral Kaybederse
çocukların ekran kullanımı
Ebeveynler çocukların ekran kullanımını düzenlerken nasıl davranmalı?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın

Telefon / Whatsapp

 +90 (541) 334 3484

Email

info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Adres

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

Google Haritalarda açın.

Saatler
Pazartesi–Cuma: 9:00–18:00

Yeni Eklenenler

  • şiddet

    Şiddet

    Bir gencimizi daha şiddete kurban verdik. Duygu...
  • Sosyal Medyadan Tetiklenmeyi Yönetmek: Kişisel Dijital Sınırlar ve Farkındalık

    Sosyal Medyadan Tetiklenmeyi Yönetmek: Kişisel Dijital Sınırlar ve Farkındalık

    Teknoloji çağında ruh sağlığını tartışırken dij...
  • gelen yılın yol rehberi

    Geçen yılı nasıl gelen yılın yol rehberine dönüştürebiliriz?

    Yeni yıl, hayat süremizi sınırlayan bir “zaman”...
  • beden duyumlarına aşırı hassasiyet

    Beden duyumlarına aşırı hassasiyet nedir?

    Zihnimiz dış dünyayı algıladığı, oradan gelen u...
  • Kral Kaybederse

    Kral Kaybederse

    “Kral Kaybederse”’nin ardından birkaç kelam. Kr...

En Çok Okunanlar

DOÇ. DR. M. SILA YAZAR

Psikiyatrist Psikoterapist

İLETİŞİM

 +90 (544) 464 15 17

Email: info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

 Google Haritalarda Açın

  • GET SOCIAL

Doç. Dr. M. Sıla Yazar 2026 © Tüm hakları saklıdır.
Tasarım Uygulama SyberiumTechs

YUKARI