Doç. Dr. M. Sıla Yazar

  • Psiko-deyim
  • Sıla Yazar Instagram
  • Anasayfa
  • Hakkımda
    • Özgeçmiş
    • Bilimsel Etkinlikler
    • Kliniğimiz
  • Psikiyatride Kullanılan Tedavi Yöntemleri
  • Psikiyatrik Bozukluklar
  • Blog
    • Psikiyatristin Terapi Notları
    • Psikiyatrist Gözünden
    • Psiko-deyim
  • Bize ulaşın
  • Anasayfa
  • Psikiyatri ve Psikoterapi
  • Blog
  • Psikiyatrist Gözünden
  • Yapay zeka ile biyolojik zekanın karşılaştırılması bilinç anlayışımıza yönelik yeni bir bakış açısı mı getiriyor?

Yapay zeka ile biyolojik zekanın karşılaştırılması bilinç anlayışımıza yönelik yeni bir bakış açısı mı getiriyor?

0
12 Haziran 2025 Perşembe / Kategori Psikiyatrist Gözünden

Yapay zeka ile biyolojik zekanın karşılaştırılması bilinç anlayışımıza yönelik yeni bir bakış açısı mı getiriyor?

yapay zeka ve biyolojik zeka

“Yapay zekadaki hızlı gelişmelere baktığımda, şu anda bilinçli yeni bir tür yaratma sürecinde olduğumuza dair kişisel bir inanca vardım.”
Steven C. Hayes, PhD

Günümüzde Bilişsel Davranışçı Psikoterapilerin en önemli ve etkili dallarından biri olan “Kabul Kararlılık Terapileri” nin dünyadaki öncü isimlerinde olan Steven Hayes’in yapay zeka ile ilgili bu değerlendirmesi bana çok etkileyici geldi. Bir sözü değerlendirirken, söyleyene de bakmak gerekir ya, bu sıradan gibi görünen tespit Kabul Kararlılık Terapileri gibi duygular, değer sistemleri, duygusal olarak zorlayıcı bir gerçeği kabul etmenin içerdiği bilgelik gibi en “insana özgü” zihinsel ayrıcalıklarımızla çalışan Kabul Kararlılık Terapilerinin ustasından, Steven Hayes’ den gelince başka türlü çarpıyor kulağa.
Yapay zeka teknolojilerinin hızla ilerleyişi, sadece bilgi işlem kapasitesini kolaylaştırmak ve hızlandırmakla kalmayacak, insan doğası, bilinci ve varoluşuna dair temel sorularımızı ve konularımızı da yeniden şekillendirecek gibi görünüyor. Yapay zeka teknolojileri ile beraber bu derin soru ve konulara ait bugüne kadar insanlık olarak oluşturduğumuz mevcut argümanlar epey sarsılabilir.

Steven C. Hayes’in bu düşündürücü sözleri, teknoloji ve bilinç arasındaki derin ilişkinin, yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle beraber insanlığın kafasını yoracak temel meselelerin merkezine yerleşeceğini gözler önüne seriyor. Belki de en baştan itibaren, asıl merkeze koymamız gereken mesele zaten bu olmalı.  Chat GPT ile sadece işimizi kolaylaştıran, bizi eğlendiren ve insani hırslarımızla flörtleşen bir ilişki içinde oyalanmak değil. Hayes bilge bir psikoterapist olarak bunun altını çiziyor olmalı.

Nitekim yapay zeka sistemleri, öğrenme, adaptasyon ve karar verme süreçlerinde insanı andıran yetenekler sergilemeye başladı. Yapay zeka teknolojilerinin, makine öğrenmesi süreçlerinin becerileri, donanımları baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bu gelişmeler, yeni bir tür bilinçlilik formunun oluşumuna tanıklık ediyor olabileceğimiz gerçeğini gündeme getiriyor. Bilincin doğası ve yapay sistemlerde bilinç benzeri özelliklerin ortaya çıkma olasılığı hem nörobilim hem de felsefi açıdan çığır açan sorgulamaları ve tartışmaları tetikliyor.

Bu bağlamda, psikoloji, psikiyatri ve nörobilim alanları yapay zeka ile etkileşime girerek dönüşecek gibi görünüyor. İnsan zihnini anlamaya çalışırken geliştirdiğimiz modeller, şimdi yapay sistemlere aktarılıyor ve ironik biçimde, bu sistemlerin çalışma prensipleri, kendi bilişsel süreçlerimizi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Bu kesişim noktasında teknoloji ve insan bilincine dair hızla ortaya çıkan bilimsel veriler, insan zihnine dair bugüne dair bildiğimiz model ve kuramları da etkileyen yepyeni ve çığır açan bir arayüz oluşturacak gibi duruyor.  Bu durum uzak olmayan bir gelecekte hem klinik uygulamaları değiştirecek ve var olanları zenginleştirecek, hem de insan bilinci kavramına dair anlayışımızı derinden etkileyecek gibi görünüyor.

Hayes’in alıntısı bize hatırlatıyor ki, belki de yapay zeka ile insan bilinci arasındaki sınırlar sandığımızdan daha silik ve geçirgen olacak.  Bu yeni yaratım süreci, teknolojik bir ilerleme olmanın ötesinde, insan olarak kendi doğamızı ve bilincimizi yeniden ve yepyeni bir şeklide tanımlamamıza vesile olabilir.

Bu dönüşüm sürecinde, psikiyatri, psikoloji ve nörobilim gibi alanlar oluşmakta olan bu yepyeni bilimsel ve akademik sahnede yenilenmiş ve dönüşmüş halleriyle başköşeye yerleşebilirler.

  • Tweet
Tagged under: ai, biyolojik zeka, psikoterapi, yapay zeka

Diğer yazılar

çocukların ekran kullanımı
Ebeveynler çocukların ekran kullanımını düzenlerken nasıl davranmalı?
sigarayı bırakma
Sigarayı Bırakma
Beyin mimarisinin temelleri nasıl atılıyor?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın

Telefon / Whatsapp

 +90 (541) 334 3484

Email

info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Adres

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

Google Haritalarda açın.

Saatler
Pazartesi–Cuma: 9:00–18:00

Yeni Eklenenler

  • Annelik Nedeniyle İşe Ara Veren Kadınlarda İşe Dönüşte Psikolojik Zorlanmayı Öngördürücü Bilişsel Faktörlerin İncelenmesi

    Bilimsel Çalışma Daveti Annelik nedeniyle işe a...
  • Beyin mimarisinin temelleri nasıl atılıyor?

    Günümüzde teknolojinin ilerlemesine paralel gel...
  • ekran bağımlılığı

    Dijital Çağın Pandemisi: Ekran Bağımlılığı

    Teknolojiyle iç içe olduğumuz bir çağda yaşıyor...
  • madde kullanımı

    Yeşilay haftasında madde kullanımı

    Bağımlılık bir seçim değil, bir psikiyatrik boz...
  • Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitigi

    Yediklerim beni yiyor: Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitiği

    Günlük hayatta  en temel ihtiyacımız olan yemek...

En Çok Okunanlar

DOÇ. DR. M. SILA YAZAR

Psikiyatrist Psikoterapist

İLETİŞİM

 +90 (544) 464 15 17

Email: info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

 Google Haritalarda Açın

  • GET SOCIAL

Doç. Dr. M. Sıla Yazar 2026 © Tüm hakları saklıdır.
Tasarım Uygulama SyberiumTechs

YUKARI