Doç. Dr. M. Sıla Yazar

  • Psiko-deyim
  • Sıla Yazar Instagram
  • Anasayfa
  • Hakkımda
    • Özgeçmiş
    • Bilimsel Etkinlikler
    • Kliniğimiz
  • Psikiyatride Kullanılan Tedavi Yöntemleri
  • Psikiyatrik Bozukluklar
  • Blog
    • Psikiyatristin Terapi Notları
    • Psikiyatrist Gözünden
    • Psiko-deyim
  • Bize ulaşın
  • Anasayfa
  • Psikiyatri ve Psikoterapi
  • Psikiyatri
  • Psikiyatrik Bozukluklar
  • Yediklerim beni yiyor: Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitiği

Yediklerim beni yiyor: Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitiği

0
01 Mart 2026 Pazar / Kategori Psikiyatrik Bozukluklar, Yeme Bozuklukları

Yediklerim beni yiyor: Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitiği

Sorunlu yeme davranışlarının psikososyopolitigi

Günlük hayatta  en temel ihtiyacımız olan yemek yeme, aynı zamanda sosyal hayatta da hepimiz için vazgeçilmez bir bir araya gelme vesilesi.

Aslında hem en temel biyolojik ihtiyaçlarımızdan biri, hem de en önemli sosyalleşme aracı olan olan yemek yeme; modern dünyada bir kilo alma, gıda seçme, kalori hesabı sorunu olarak türlü çeşit yönleriyle bir “dert ve yük”e  dönüşmüş durumda. O bildik deyimle, “yediklerimiz bizi yiyor”. Bu bazen sağlıklı beslenme bilincinin çok ötesinde, “takıntılı” bir hal alabiliyor.

Günümüzde bu gerçek, çok yaygın ve yakıcı bir şeklide ortadayken Yeme Bozuklukları Haftası’nda, yeme bozukluklarını aşırı tıbbileştirerek,  bir semptom kümesine ve psikiyatrik bir teşhise indirgeyerek ele almak yetersiz kalacaktır.  Bunun yerine yeme ve gıda alma ile ilgili diğer sorunlu davranışların tümünü, biyolojik-psikolojik-sosyal-kültürel-politik çok katmanlı bir  davranış yelpazesi olarak incelemek isterim.

Biyolojik-psikolojik-sosyal- kültürel-politik bütünsel bir açıdan baktığımızda, sorunlu yeme davranışları ve yeme bozuklukları, yemek yeme ve gıda alma ile psikososyal açıdan sağlıklı bir ilişki kuramamakla ve kendini olduğu haliyle kabul edilebilir olarak algılamamakla ilişkilidir.

Yemek yemekle sağlıklı bir ilişki kurabilmek ve kendini olduğu haliyle kabul edilir algılayabilmek, kişisel psikolojik  unsurların yanı sıra, sosyal ve politik unsurlar tarafından inşa edilmiş zihinsel bir mimariyi iyi anlamamızı gerektirir.

Bu zihinsel mimarinin ana yapıtaşlarını, – özellikle kadınları- dört bir yandan sinsice sarmalayan katı güzellik standartları,  gerçekçi olmayan beklentiler,  fiziksel görüntünün çeşitliliğini  reddederek güzellik kavramını standardize olmaya zorlayan güzellik anlayışı  oluşturur. Bu zihinsel mimari, moda, kozmetik ve diyet endüstrilerinden oluşan güçlü bir endüstri ordusunun ve cinsiyet eşitsizliğinin attığı temelin üzerinde yükselen bir yapıdır.

Her an her yerde, ekranda, reklam panosunda, partnerimiz, yakınlarımız da dahil çevremizdeki herkesin gözlerinde ve sözlerinde, işyerinde, okulda,  sosyal hayatta maruz kaldığımız ayrıştırıcı ve yargılayıcı güzellik standartları zihnimizde; kabul edilmek ve değer görmek istiyorsak, bu fiziksel görüntü şartnamesini tutturmak  zorunda olduğumuz şeklinde katı bir inanç yaratır. Bu şartları tutturamıyorsak,  dışlanacağımız, kabul görmeyeceğimiz ve belki de küçük görüleceğimiz inancını inşa eden tehditkar bir ortam yaratır.

Bu ortam,   geniş bir yelpaze içinde çeşitli tür ve şiddette yeme davranışı sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Bu geniş yelpazede,  sağlıklı ve doğal yiyeceklerle beslenmeye takıntılı olma halini ifade eden ortoreksiyadan,  sürekli olarak yiyeceklerden kaçınılması veya beslenme kısıtlaması olan kaçıngan kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu veya tıkınma bozukluğuna kadar çok sayıda yeme ve gıda alımı ile ilgili davranış sorunları yer almaktadır. Bu yeme davranışı sorunları yelpazesinin en kötü ucu da anoreksia ve blumia gibi ciddi psikiyatrik bozukluklardır.

Sorunlu yeme davranışı yelpazesinde yer alan bütün bu sorunları, sadece tıbbi bir klinik durum olarak değil; özellikle kadınları olmak üzere insanları, zayıflık ve mükemmelliğin çekicilik, başarı ve kabul görme ile eşdeğer olarak sunulduğu yüksek standartlı beklentilere yetişmeye zorlayan, fiziksel görüntünün çeşitliliğini neredeyse aşağılayıcı bir tutumla  reddeden,  şefkatsiz ve ayrıştırıcı bir sosyal ortamın neden olduğu  ruhsal zorlanma tepkileri olarak da ele almalıyız. Nitekim güzellik standartlarına yetişememenin bedeli, dışlanmak, kabul görmemek  ve açık veya örtük bir şekilde küçümsenmek gibi ciddi sosyal kayıplarsa, bir tepki olarak yeme davranışının bozulması şaşırtıcı olmayacaktır.

Sorunlu yeme davranışlarını anlamak için, cinsiyet eşitsizliğinin yeme bozukluklarının ve sorunlu yeme davranışlarının politik boyutunun merkezinde yer aldığını dikkate almalıyız.  Kadınlar, kabul görebilmek için şart koşulan katı ve tek tip güzellik standartlarına uymalarını talep eden toplumsal baskılara erkeklerden bariz şeklide daha fazla ve daha şiddetli maruz bırakılırlar ve kabul görmek için kendilerinin önemli bir parçasını feda etmek zorunda kalırlar. Yeme bozukluklarının ve sorunlu yeme davranışlarının ile cinsiyet eşitsizliği arasındaki bağlantı, sorunlu yeme  davranışlarının ve yeme bozukluklarının özellikle kadınlar arasında  neden bu kadar  yaygın olduğunu açıklamak için önemli bir ipucudur.

 

KAYNAKÇA

Allison S, Warin M, Bastiampillai T, Looi JCL. Sociocultural influences on interventions for anorexia nervosa. Lancet Psychiatry. 2021 May;8(5):362-363.

Fransens J. The Hidden Layers: Acknowledging the Political Dimension of Eating Disorders.Thesis:  Campus Fryslân, University of Groningen, Leeuwarden, The Netherlands, 2023.

Aloi M, Rania M, Lo Coco G, Carcione A, Castellini G, Waldherr K, Segura-Garcia C. Editorial: Psychosocial risk factors in the development, maintenance and treatment outcome of eating disorders. Front Psychol. 2024 Sep 12;15:1486941.

Li Y. State, food, and me: an autoethnographic reflection on the sociocultural dimensions of Chinese women’s eating disorders. J Eat Disord. 2025 Dec 13;14(1):23.

  • Tweet

Diğer yazılar

Yeme Bozuklukları
Şizofreni nedir?
Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar nelerdir?
Alkol ve uyuşturucu madde kullanım bozuklukları nelerdir?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bize Ulaşın

Telefon / Whatsapp

 +90 (541) 334 3484

Email

info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Adres

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

Google Haritalarda açın.

Saatler
Pazartesi–Cuma: 9:00–18:00

Yeni Eklenenler

  • Dijital Çağın Pandemisi: Ekran Bağımlılığı

    Teknolojiyle iç içe olduğumuz bir çağda yaşıyor...
  • madde kullanımı

    Yeşilay haftasında madde kullanımı

    Bağımlılık bir seçim değil, bir psikiyatrik boz...
  • Yeme Bozuklukları

    Yeme bozuklukları nedir? Yeme bozuklukları, kiş...
  • Die my love, Geber aşkım

    Geber Aşkım

    “Die my love” Türkçe’ye çevrilen adıyla “Geber ...
  • ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak

    Ruhsal sorunlar konusunda yapay zekadan danışmanlık almak neden sakıncalıdır?

    Ruhsal Sorunlar Konusunda Yapay Zekadan Danışma...

En Çok Okunanlar

DOÇ. DR. M. SILA YAZAR

Psikiyatrist Psikoterapist

İLETİŞİM

 +90 (544) 464 15 17

Email: info@silayazarpsikiyatripsikoterapi.com

Harbiye Mah. Valikonağı Cad.
Marmara Apt. No:16 Kat:1 D:2
34367 Nişantaşı – Şişli / İstanbul

 Google Haritalarda Açın

  • GET SOCIAL

Doç. Dr. M. Sıla Yazar 2026 © Tüm hakları saklıdır.
Tasarım Uygulama SyberiumTechs

YUKARI