Yeme bozuklukları nedir?
Yeme bozuklukları, kişinin yeme davranışlarında ciddi bozuklukların görüldüğü ciddi psikiyatrik hastalıklardır.
Birçok kişi zaman zaman kilosu veya görünüşü hakkında endişelenebilir, ancak bazı kişilerde kilo verme, vücut ağırlığı veya şekli ve gıda alımını kontrol etme konuları saplantılı ve tamamen günlük hayatlarını, insan ilişkilerini ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkileyecek düzeye gelir. Bunlar kişinin kilosu ve görünüşü ile olağan bir meşguliyetin ötesinde bir psikiyatrik durumun, bir yeme bozukluğunun belirtileri olabilir.
Yeme bozuklukları, yeme konusunda kişisel bir tercih değildir, bir psikiyatrik bozukluktur. Bu bozukluklar kişinin fiziksel ve zihinsel sağlığını olumsuz etkileyebilir ve bazı durumlarda hayati tehlike oluşturabilir. Ancak bilinmelidir ki, yeme bozuklukları tedavi ile düzelen psikiyatrik hastalıklardır. Bu yüzden, yeme bozukluğu belirtileri varsa, kişinin kişisel tercihi veya doğal yeme alışkanlıklarıymış gibi yanlış şekilde değerlendirilmesi, tedavi ile düzelebilecek bir psikiyatrik sorunun gözden kaçırılarak kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığının tehlike altına girmesine yol açar.
Yeme bozukluğu her yaştan, ırk ve etnik kökenden ve cinsiyetten insanları etkileyebilir. Sağlıklı görünen insanlar bile yeme bozukluğu yaşıyor olabilir. Yeme bozukluğu olan insanlar zayıf, ortalama ağırlıkta veya fazla kilolu olabilir.
Anoreksiya nervoza’nın yaşam boyu prevalans oranı kadınlarda %4’e, erkeklerde ise %0,3’e kadar çıkabilmektedir. Bulimia nervoza’ya gelince, kadınların %3’üne kadar ve erkeklerin %1’inden fazlası yaşamları boyunca bu bozukluk görülebilir. (Van Eeden ve ark., Incidence, prevalence and mortality of anorexia nervosa and bulimia nervosa. Curr Opin Psychiatry, . 2021 Sep 16;34(6):515–524).
Yeme bozukluğunun kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Araştırmalar, genetik, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin hep beraber etkileşerek yeme bozukluklarının gelişmesinde rol oynadığını ortaya koymaktadır.
Yeme bozukluklarının klinik türleri nelerdir?
Anoreksiya nervoza: Anoreksiya nervoza (AN) hastaları, kilo alma konusunda yoğun bir korku nedeniyle yiyecek alımını ciddi şekilde kaçınır veya kısıtlar. AN hastalarında ciddi şeklide çarpık bir kendilik imajı söz konusudur. Bu nedenle sağlıklarını ciddi şekilde tehdit edecek düzeyde aşırı derecede zayıf olsalar bile, kendilerini aşırı kilolu olarak algılayabilirler. Bu nedenle aşırı derecede gıda alımını azaltırlar veya belirli gıda türlerinden (örneğin karbonhidratlı gıdalar) aşırı şekilde kaçınabilirler. AN hastalarının bazıları aşırı yeme ve kusma nöbetleri de geçirebilir.
AN’nın başlıca belirtileri ve semptomları şunlardır: Aşırı kısıtlı beslenme, yoğun ve aşırı egzersiz yapma, aşırı zayıflık ve sürekli zayıflama, zayıflık içinsürekli akıldışı bir çaba gösterme ve sağlıklı bir kiloyu korumaya isteksizlik, kilo almaya karşı yoğun korku duyma, çarpık bir vücut algısı veya kendilik algısı, düşük vücut ağırlığının ciddiyetini ve yaratacağı tehlikeli sağlık sorunlarını hafife alma veya inkar etme.
AN birçok ciddi sağlık sorununa yol açabilir. Dahası AN ölümcül olabilir. Diğer ruhsal bozukluklara kıyasla ölüm oranı son derece yüksektir. AN hastalarında, açlıkla ilişkili tıbbi komplikasyonlar nedeniyle ölüm riski mevcuttur.
AN’da görülebilen başlıca sağlık riskleri şunlardır: Sürekli yorgunluk hissi ve enerjisizlik,
kemiklerde yapısal bozulma, (osteopeni veya osteoporoz), kansızlık (anemi), kaslarda erime ve güçsüzlük, hormonal sorunlar (adet görememe vb.), mide bağırsak sistemi sorunları (kabızlık, hazımsızlık, vb.), düşük tansiyon, solunum ve nabzın yavaşlaması, kalbin yapısında hasar ve işlev bozukluğu (aritmi, kalp kası zayıflığı, vb.), beyin işlevlerinde bozuklma, ileri durumlarda çoklu organ yetmezliği.
Bulimia nervoza: Bulimia nervoza olan kişiler sürekli ve tekrarlayıcı şekilde aşırı yemek yerler ve ardından kilo almayı önlemek için zorla kusma, müshil kullanımı veya aşırı egzersiz yapma gibi sağlıksız davranışlarda bulunurlar. Bulimia nervoza olan kişiler ortalama kilolarını koruyabilir veya aşırı kilolu olabilirler. Bulimia nervoza belirtileri ve semptomları, tıkınırcasına yeme ataklarının yanında , aşırı yedikleri yiyecekleri vücuttan atmaya yönelik, kendilerini kusmaya zorlama, müshil ilaçlarının kötüye kullanımı, idrar söktürücü kullanımı, aşırı fiziksel aktivite yapma gibi sağlıksız davranışlar sergileyebilirler.
Bu nedenle blumia nervosa ‘da, kronik iltihaplı ve ağrılı boğaz, boyun ve çene bölgesinde şişmiş tükürük bezleri, aşınmış diş minesi ve çürüyen dişler, asit reflü bozukluğu, bağırsak rahatsızlığı ve tahrişi, şiddetli sıvı ve elektrolit dengesizliği görülebilir.
Tıkınma Bozukluğu (Binge Eating Disorder): Tıkınma bozukluğu olan kişiler düzenli olarak yeme alışkanlıklarını kontrol edemezler ve olağandışı miktarda yemek yerler. Tıkınma bozukluğu olan kişiler genellikle aşırı kilolu veya obezdir.
Tıkınma atakları sırasında, belirli bir süre içinde (örneğin, 2 saatlik bir süre içinde), benzer koşullarda benzer bir süre içinde çoğu insanın yiyeceği miktardan bariz daha fazla miktarda yiyecek tüketme ve yeme üzerinde kontrol kaybı hissi (örneğin, yemeyi durduramama veya ne ve ne kadar yediğini kontrol edememe hissi) söz konusudur.
Bu ataklar sırasında kişi normalden çok daha hızlı, rahatsız edici derecede tok hissedene kadar ve fiziksel olarak aç hissetmeden yemek yer. Yediği miktardan utandığı için genellikle yalnız başına yemek yeme, garip yerlere yiyecek saklama ve depolama, aşırı yeme için zaman ayırmak üzere yaşam tarzı programları veya ritüeller oluşturma gibi davranışsal sorunlar yaşayabilir ve yemek atağı sonrası kendinden tiksinme, depresif hissetme veya çok suçlu hissetme gibi ruhsal sıkıntıya yol açan olumsuz duygular hissedebilir.
Tıkınma bozukluğu zaman içinde obezite, Tip 2 diyabet, Kardiyovasküler sorunlar ve mide barsak sistemi semptomları (asit reflü, şişkinlik ve ishal) gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Kaçıngan kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu: Bu bozuklukta, anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza ‘da en önemli kriter olan ağırlık ve vücut görüntüsü endişesi olmaksızın, sürekli olarak yiyeceklerden kaçınılması veya beslenme kısıtlaması sözkonusudur.
Seçici yemek yeme, son derece sınırlı yiyecekler yeme ve yeni yiyecekleri denemek için aşırı isteksizlik mevcuttur. Yemek yemenin sonuçlarından (boğulma veya kusma gibi) duydukları endişe veya korku ya da bir gıdanın özelliklerinden (görünümü veya dokusu gibi) hoşlanmamaları nedeniyle yedikleri gıdanın miktarını ve çeşitliliğini sınırlarlar.
Bu durumun yarattığı olumsuz sağlık sonuçları, sağlıksız kilo kaybı, beslenme yetersizliği, çocuklukda fiziksel büyüme ve gelişme geriliği, akademik performans, iş ve ilişkilerle ilişkili işlevsel bozukluklardır.
Yeme Bozukluklarında Tedavi
Yeme bozuklukları başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Erken teşhis ve tedavi, iyileşme için önemlidir.
Yiyeceklerle ilgili rahatsız edici duyguları, düşünceleri ve davranışları belirlemek ve değiştirmek için bireysel psikoterapi ve gerekli durumlarda aile terapisi bu bozuklukların kısa ve uzun dönemli tedavisinde birinci seçenektir.
Çoğu zaman yeme bozukluğunun fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini tespit etmek ve mevcut olanları tedavi etmek için genel sağlık durumunu yakından izlemeyi sağlayacak tıbbi izlem ve bakım gerektirir. Ciddi yeme bozukluğu olan durumlarda, hastanede yatırılarak takip ve tedavi gerekebilir.
Psikoterapi ile beraber, özellikle e eşlik eden anksiyete veya depresyon semptomlarının olduğu durumlarda psikoterapile beraber ilaç tedavisinin uygulandığı birleşik (kombine) tedaviler uygulanır.
Bunun yanında, sağlıklı beslenme tarzı oluşturmak ve sağlıklı bir kiloya ulaşıp bunu korumalarını sağlamak için beslenme danışmanlığı da tedaviye eşlik etmelidir.


